Tülay’ın Atkısı

Körler meseli

Yaşlı Pieter Bruegel (1525-1569), bugün Hollanda ve Belçika topraklarını kapsayan Flaman topraklarında doğmuş ve yaşamış, kendini farklı üslubu ve yapıtlarıyla 16. yüzyıl ressamları içinde hemen hatırlatan ve sevdiren ressamlardandır. Hayatıyla ilgili fazla bilgi olmasa da, dönemin önemli ressamlarıyla ilgili Het Schilderboeck (1604) adında bir biyografik kitap yazan Karel van Mander’in kitabında onunla ilgili bilgilere rastlanmaktadır.

Bruegel, resimlerine imza ve tarih attığından onun sanatının gelişimini takip etmek mümkündür. İlk dönem yapıtları 16.yüzyıl Flaman manzara resim geleneğiyle yakınlık kurarken daha geç dönem yapıtları İtalyan etkileri taşımaktadır. 1556′dan sonra ise yine Flaman topraklarının büyük ve yapıtlarıyla farklılık yaratan ressamlarından Jheronimus Bosch’un (1450-1516) etkisinde kalmıştır. Bosch, fantasik imgeler kullanarak yapıtlarında ahlaki ve dini konuları işlemiştir. Yaşlı Bruegel de bu dönemde, ahlaki öğretileri olan yapıtlar ortaya koymuştur. Yapıtları geniş bir yelpazede manzaraları, Hollanda atasözlerini, çocuk oyunlarını, dini, alegorik ve mitolojik konuları ele almıştır. Yaşadığı toplumun kültürünü çok iyi bilen ve bunu yapıtlarına yansıtan bir sanatçıydı. Hayatının son altı yılında kalabalık figürlü resimleri yerini az ve büyük figürlü resimlere bırakmıştır. Önemli yapıtları arasında Köy Düğünü, Babil Kulesi, Karda Avcılar, Karnaval ve Paskalya’nın Kavgası, Hollanda Deyimleri ve Atasözleri, İkarus’un Düşüşü, Dulle Griet ve Keyif Ülkesi sayılabilir. Ancak ben burada şimdi onun Körler Meseli (1568) adlı yapıtıyla ilgili birkaç söz söylemek istiyorum.

Bu yapıtta birbirine tutunmuş ve yürümeye çalışan altı kör adam görmekteyiz. Bruegel, bu adamları o kadar gerçekçi betimlemiştir ki, körlüklerine sebep olan hastalıkları ya da olayları bugün tanımlamak mümkün olmuştur. Bu sahne, o çağlarda az rastlanan bir durum değildi. Körler, birbirlerine böyle tutunarak toplu olarak sadaka topluyorlardı. Yani Bruegel, kendi yaşadığı dönemden bir sokak sahnesi vermiştir. İtalyan resminde sık karşılaştığımız birşey olan idealize etme (diğer bir deyişle güzelleştirme) eğilimini görmeyiz bu yapıtta. Son derece doğal ve belki de acımasız bir gerçekçilikle betimlediği bu adamlar birbirlerinin omuzlarına tutunmuş tek sıra halinde ilerlerken, en öndeki adam takılmış ve yere düşmüştür. hepimizin ön göreceği üzere arkadakilerin de akıbeti farklı olmayacaktır. Yaşlı bilge Bruegel, Matta İncilinden (15:14) aldığı bir sözden [Eğer kör köre yol gösterirse, ikisi birden çukura düşer] yola çıkmıştır fırçasını tuval üzerinde gezdirmeden önce.

Son günlerde yaşadıklarım aklıma bu yapıtı getirdi. Beş yüz yıl önce Flaman bir ustanın boyası ve fırçasıyla hayat verdiği bir konu hala geçerliğini korumaktadır. Ben de unutmamalıyım ki, hayatta insan hergün yeni deneyimler ediniyor ve yeni şeyler öğreniyor. Ancak bazı şeyler hiç değişmiyor…

♥ Pieter Bruegel’in Körler Meseli (Parable of the Blind Leading the Blind) adlı yapıtı Napoli Museo Nazionale di Capodimonte’de bulunmaktadır.

No Comments »