Tülay’ın Atkısı

Rönesans Sanatçılarını Vasari’nin Gözünden Okumak

Gecikmiş olmakla birlikte buradan kendimi de ilgilendiren güzel bir haber paylaşmak istiyorum. Bundan yaklaşık iki yıl kadar önce, Marmara Üniversitesi’nde birlikte çalıştığım dostum Doç. Dr. Ahu Antmen, Giorgio Vasari’nin orjinal adı  Le Vite de’ più eccellenti pittori, scultori, e architettori (1550) olan kitabının Türkçe’ye çevrilmekte olduğunu söyledi. Vasari’nin çağdaşı ve kendinden önceki sanatçıların hayat hikayelerini anlatan ve ilk sanat Tarihi kitabı sayılan bu kitap, ilk yayınlanışından 463 yıl sonra Türkçe’de nefes almaya başlayacaktı. Sanatla, sanat tarihiyle ilgilenen herkes için önem taşıyan bu yapıtın sonunda dilimizde okunur hale gelebilecek olmasına çok sevinmiştim. Bu çeviri işinin benimle ilgili kısmı ise redaksiyonunu benim yapacak olmamdı. Tabii bu bana inanılmaz heyecan yaşatan bir teklif oldu. Lisansını İngiliz Dili ve Edebiyatı’nda yapmış, yüksek lisans ve doktora çalışmalarını ise sanat tarihi alanında yapmak üzere yön değiştiren biri olarak böyle bir kitabın emekçilerinden olma düşüncesi dahi gururlu ve mutlu olmama sebep oldu.

Böyle bir çalışmada ilk kez yer aldım. Daha önce makaleler, kısa metinler ve sergi katalogları çevirmiş olmama rağmen bir kitap üzerinde çalışmamıştım. Redaksiyon ise hiç yapmamıştım. Kitabın çevirmeni Elif Gökteke bana metinleri ilk gönderdiğinde nasıl bir yol izleyeceğimden de emin olamadım. Okudukça ve çevirmenin özenli metnine daldıkça öğrendim ben de. Satır satır okumalar, karşılaştırmalar, kaynak taramalar… Kolay değildi bu süreç. Heyecanlıydı, bazen rahat, zaman zaman yorucu. Öyle böyle derken zaman uçtu gitti ve sonunda kitap, mis gibi kağıt kokuları ile avuçlarımın arasındaki yerini aldı. Eylül ayı başlarında, Sel Yayıncılık’tan Sanatçıların Hayat Hikâyeleri adıyla yayınlandı kitap. Tüm okurları gibi, ben de yeniden, yeni baştan bu sefer bir okur olarak okuyacağım bu önemli yapıtı. Kitapta Giorgio Vasari’nin bir sanat yazarı olarak ele alındığı kapsamlı sunuş, Prof. Dr. Uşun Tükel tarafından kaleme alındı.

Heyecanımın ve bu yazının sebebi bu çalışmanın benim için bir ilk olması. Hatalarım olmuştur elbet, titizlikle okumalar yaptığım halde gözümden kaçanlar. Umarım yine de, siz okuyucuları çok rahatsız edecek türden hatalar olmamıştır bunlar. Benim için büyük bir deneyim olduğunun bilinci ile, ileride de bu gibi çalışmalar yapmayı umut ediyorum.

Keyifle okumanız ve 16. yüzyıl Floransa sokaklarında, Vasari’nin samimi üslubu aracılığıyla sanatçı dostlarıyla tanışmanız dileğimle…

Not: Kitapla ve Giorgio Vasari ile  ilgili Ali Artun, Yücel Kayıran ve Merve Tokgöz’ün yazılarını buradan, buradan ve  buradan okuyabilirsiniz.

P.S. Bu süreçte bana destek olan aileM, dostlarım ve uzun gece çalışmalarında bilgisayarımın hemen yanı başında beni bir an bile yalnız bırakmayan kedim… İyi ki varsınız, desteğiniz, sevginiz ve inancınız benim için paha biçilmez!

No Comments »