Tülay’ın Atkısı

Hercules Segers’ın Büyüsü

Buralarda, serin rüzgârlar ve yağmurlarla sonbahar gelişini duyurmaya başlamışken müzeler de boş durmuyorlar. Birbiri ardına ilginç ve önemli sergiler açılıyor. Daha henüz bir ziyaret listesi hazırlamadım kendim için ama belli ki ocak ayına kadar epey yoğun geçecek ziyaret programım. Belki daha önce bahsetme fırsatım olmamıştır; Geçen Mart ayı başından beri Rembrandthuis Museum’da (Rembrandt’ın 1639-1658 yılları arasında yaşadığı ve sanatını ürettiği evi) gönüllü olarak çalışıyorum. Hollanda’da her alanda, her kurumda -hastanelerde bile!- gönüllü desteğiyle yürüyor çoğu şey. Neyse işte ben de Hollanda’daki o binlerce gönüllüden biriyim ve ben de bu müzede çalışmayı seçtim kendime. Rembrandthuis Museum için ücretli ya da gönüllü çalışan herkes, müzenin sunduğu birçok ayrıcalıktan da faydalanabiliyor. Bunlardan iki tanesi de düzenlenen sergilerin açılışlarına katılmak ve o sergiyi düzenleyen küratör eşliğinde, sergi daha halka açılmadan, gezip bilgi almak. İşte birkaç tanesinde daha olduğu gibi, yeni açılacak olan sergiye 7 Ekim sabahı davetliydim/k. Hercules Segers ve onun ‘büyülediği’ sanatçıların grafik çalışmalarını, sergiyi büyük bir heyecan, geniş bir bilgi birikimi ve özgüvenle hazırlayan (konuk) küratör Mireille Cornelis anlattı bize…

Rijksmuseum ve Rembrandthuis Museum, daha önceleri de defalarca yaptıkları gibi paralel bir sergiyle, bundan önce hiç bu kadar kapsamlı ve bütünlüklü olarak ele alınmamış 17. yüzyılın önemli ve bir o kadar da gizemli bir sanatçısına ışık tutuyorlar; Hercules Segers. Segers (1589- 1633/40) bugünkü Belçika topraklarından göçen zengin bir ailenin oğlu olarak Haarlem’de dünyaya gelmiş, 1612 yılında Haarlem Aziz Luka Ressamlar Loncası’na kaydını yaptırmış ve ardından başta Haarlem olmak üzere, Amsterdam, Utrecht, Den Haag gibi kentlerde yaşamış ve çalışmıştır. Ressam, gravürcü, baskı sanatçısı ve sanat simsarı olarak biliniyor. Resim sanatıyla ilgili 1678 yılında yayınlanmış kitabında Samuel van Hoogstraten onun yaşarken değerinin bilinmediğinden, gravür baskılarının  sabun ve yağ paketlemek üzere kullanıldığından bahsetmiştir. Ancak ölümünden sonra değer görmeye başladığından da dem vurmuştur, heyhat…

Segers yağlıboya çalışmalar yapmakla birlikte (ki bu yapıtları şu anda Rijksmuseum’da sergilenmekte) çeşitli teknikler kullanarak baskılar da yapmıştır. Genellikle manzara resimleri yapmış  ve ilk esinini de Flaman manzara ressamlarından almıştır. Joos de Momper, Roelant Savery ve Gillis van Coninxloo etkilendiği ressamlar arasında. Gerçekçi manzaralar kadar hayalî manzaralara da imza atmış ve yapıtlar bütününde en çok da bu hayalî manzaralar yer alıyor. Segers’in manzaraları dağlık alanları (Hollanda’da dağ bulunmuyor bu arada), şelaleleri, terkedilmiş kayalık alanları, tek kalmış çam ağaçlarını, yalnızlığı ve çok az sayıda insanı betimlediklerinden, farklı, kendine has bir karakter taşırlar. Oldukça deneysel çalışmıştır da bir yandan Segers. Avrupa kâğıtları, Japon Kâğıtları, kumaşlar (karısı bu durumdan çok şikâyetçiymiş evde çarşaf bırakmadığı için!), değişik mürekkepler kullanmış, o sebepten de baskılarında resme yakın etkiler elde etmiştir. Levhanın ya da üstüne baskı yapacağı malzemenin hatasız pürüzsüz olması gibi bir kaygı da taşımamıştır; bu da yapıtlarına oldukça farklı bir etki katmış. Rembrandt, Segers’in manzara resimlerinden o kadar etkilenmiş ki kendi envanterinde ona ait 8 yapıt bulunmaktaydı. Hatta Segers’in gravür levhalarından birini  de (Tobias ve Melek) satın almış ve bu levha üzerinde yeniden çalışarak onu Mısır’a Kaçış olarak değiştirmiştir -Bu levhanın iki farklı sanatçı elinde nasıl değişikliklere uğradığını sergi alanında bulunan dokunmatik bir ekrandan milim milim görebiliyorsunuz-. Rembrandt’ın 1630 sonlarındaki manzaraları Segers etkisi taşırlar. Rembrandt gibi Jan Ruyscher, Pieter de With ve Philips Koninck de onun etkilerini yapıtlarında belli ederler.

Serginin ikinci kısmı ise müzenin bir başka katında yer alıyor; bu kısım Segers’a bir saygı duruşu niteliğinde. 20. yüzyılın sanatçıları aradan 300 yıl gibi bir süre geçtikten sonra Segers’i ve sanatını nasıl duyumsamışlar; bunu kendi yapıtlarında nasıl ortaya koymuşlar; Segers nasıl bir anlam kazanmış; sanatçılar üzerinde nasıl bir etkisi var serginin bu kısmında açıkça görülebiliyor. Sanatçılar bu dönemde Segers’in tekniğinin gizemlerini araştırmaya girişmişler ve çeşitli deneyler yapmışlar. Grafik konusunda onu bir hoca, bir önder olarak benimsemişlerse de, bu sanatçıların yapıtlarında Segers’inkinden çok farklı etkiler görünce insan ister istemez şaşırıyor. Bazı sanatçılar o kadar Segers etkisinde kalmışlar ki, Segers’in bu gizemli gücünün kendi üretimlerinin önüne geçmesinden de korkmuşlar. Ancak Jan de Haan gibi bazı sanatçılar da kendilerini Segers’in doğrudan bir takipçisi olarak görüyorlar. De Haan, kendini o kadar 17. yüzyıl sanatçısıyla özdeşleştirmiş ki, onunla aynı şekilde ölmekten bile korkar hale geldiğini anlatmış serginin küratörüne. Sergide yapıtları sergilenen 20. yüzyıl sanatçılarından birkaçı şöyle; Robert Zandvliet, Max Ernst, Nicolas Staël, Gérard Palézieux, Reinder Homan, Bertus Jonkers, Wout van Heusden, Ap Sok, Andreas Schotel ve Johannes Proost. Segers’dan yüzyıllar sonra sadece resim ve grafik sanatçıları değil, şairler de ilham almışlar. Sergide onların kitaplarına ve şiirlerinden örneklere de yer veriliyor.

Aynı günün akşamında gerçekleşen açılış kokteylinde serginin ikinci kısmında çalışmalarıyla yer alan sanatçılar, çeşitli müzelereden profesyoneller, 17. yüzyıl Hollanda resmi konusunda uzman sanat tarihçiler de bulundular. Rembrandthuis Museum’un çiçeği burnunda direktörü Lidewij de Koekkoek açılış konuşmasının ardından grafik çalışmalarının bazılarıyla sergide yer alan Anna Metz’e sözü bıraktı. Konuşmaların ardından hep birlikte sergi alanına geçildiğinde ortaya çıkan en güzel görüntü ise sanatçıların kendi yapıtlarının önünde sanat severlerle düşüncelerini paylaşmaları oldu. Bu da böylesi güzel bir sergi ve organizasyonu taçlandıran bir noktaydı. Hercules Segers’in Büyüsünde Rembrandt ve Modernler (In de Ban van Segers- Rembrandt en de Modernen) başlıklı bu sergi Rembrandthuis Museum’da 8 Ocak 2017 tarihine kadar gezilebilir. Segers’in yağlıboya yapıtları için de aynı tarihe kadar Rijksmuseum‘a bir ziyaret gerçekleştirebilirsiniz.

No Comments »