Tülay’ın Atkısı

Denize Açılan Çocuklar

Geçen hafta Amsterdam’daki muhteşem görsel şölende birçok fotoğraf çektim. O kadar farklı şekillerde ve boyutlarda gemiler, yelkenliler, botlar gördüm ki nereye bakacağımı şaşırmıştım. Fakat buradaki değişik ülkelerden ve değişik işlevdeki deniz araçları içerisinde bir tanesi ilgimi çekti. Eve gelip biraz araştırma yapınca, ne kadar anlamlı ve özel bir şeyle karşılaştığımın da farkına vardım.

Resimde de gördüğünüz Sailing Kids‘den bahsetmek istiyorum size. Sailing Kids 2006 yılında, ağır ve kronik hasta çocuklar, gençler ve onların aileleri için, kısa bir süreliğinde de olsa hastalıklarından sıyrılıp, ücretsiz bir biçimde deniz üstünde tatil yapmalarına olanak veren bir vakıf olarak kurulmuş. Mart ayından Ekim ayına kadar oldukça yoğun bir program ile birçok gezi ve aktivite yapılıyor.

Bu vakıf, etkinliklerini De Vrijheid (-Özgürlük- 1898 tarihli, 3 direkli, yürüyemeyecek durumdaki hastalara uygun merdiven asansörü olan, güvertede ve alt katında birçok aktivite alanı bulunan bir yelkenli), De Meridiaan (-Meridyen- Suya bırakıldığı 1903’ten 1982 yılına kadar yük gemişi olarak kullanılmış, 2 direkli, içinde uyumaya uygun ve çocuklar için eğlenceli aktivitelerin bulunduğu bir yelkenli) ve De Vliegende Hollander (-Uçan Hollandalı- 1892’de yapılan 2 direkli bu yelkenli önce yolcu ardından da yük gemisi olarak hizmet vermiş. 40 metreyi bulan uzunluğuyla Hollanda denizlerinin en büyük yelkenlileri arasında bulunuyor) adlı birbirinden güzel üç yelkenli ile gerçekleştiriyor.

Vakfı ayakta tutan şey ise sponsorlar, bağışçılar ve kaptanından, sağlık görevlisine, aşçısından, aktivite arkadaşına kadar gönüllü insanlar. Böylesine güzel bir vakıftan, hasta çocukları ve yakınlarını böylesi bir şekilde destekleyip güç vermeye çalışan insanlardan haberdar olunca içimi büyük bir mutluluk kapladı. Ancak sözümün sonunda yine de temennim; çocuklar hasta olmasınlar, hiç….

No Comments »

Dev yelkenliler arasında baş döndürücü bir deneyim

Bugünden itibaren, tam beş gün boyunca (19-23 Ağustos) tüm Hollanda’yı etkisi altına alan çok önemli bir etkinlik var. Hollanda’nın yüzyıllar önce ne büyüklükte bir deniz imparatorluğu kurduğunun ispatı gibi bugün gördüğüm manzara. Ülkenin bu en büyük etkinliğinin adı Sail Amsterdam.

Bundan tam olarak kırk yıl önce, 1975 yılında, Amsterdam kentinin kuruluşunun 700. yılı sebebiyle organize edilen SAIL Amsterdam 700 etkinliği daha sonra beş yılda bir yapılacak büyük bir şölene dönüşür. Bu büyüleyici etkinliğin yıldızları tall ships denilen büyük boyutlu yelkenliler. Bunların yanı sıra kültürel miras konumundaki gemiler, eski gemilerin replikaları, savaş gemileri, modern tekneler ve ismini bile bilmediğim türde bir sürü deniz aracı, Hollanda’nın batısındaki IJmuiden’dan giriş yapıp, yaklaşık olarak 17 kilometre uzunluğundaki Kuzey Denizi Kanalı’nı geçerek saat 14.30’ta, 4 saatlik bir yolculuğun sonunda, Amsterdam Limanı’na vardılar. Saat 12.30 civarında Amsterdam’a vardığımızda, büyük merkez istasyonun (Centraal Station) arkasından limana doğru yürüdük. Her yer inanılmayacak ölçüde kalabalıktı. Ayakta sıralanmış insanların arasından gemileri görmeye çalışmak da epey zorlayacaktı beni, çok da uzun olmayan boyumla. Ücretsiz olarak çalışan teknelerle Amsterdam’ın daha sakince görünen kuzey tarafına geçtik. Orada hemen suyun kenarında, çimlerin üzerine oturduk ve bizi güzelce ısıtan güneşin eşliğinde gemilerin şehre girişini beklemeye koyulduk. Bu arada, gemilerin gelişini suyun içinden izlemek isteyen birçok kişi de kendi özel teknelerine kurulmuş, vızır vızır önümüzden geçiyordu. Bazı teknelerde canlı müzik vardı, bazılarında ise playback yapmaya hevesli neşeli insanlar.

Stad Amsterdam’ın limana girişi ile inanılmaz görsel şölen de başlamış oldu. Six Limanı’nda bulunan iki toptan, bu büyük boyutlu yelkenliler (yaklaşık 50 tane) giriş yaptıkça top atışı yapıldı. Prens Maurits’in ve Amsterdam belediye başkanının kumandasında yavaşça ilerleyen muhteşem Stad Amsterdam yelkenlisini, 4 kıta 18 farklı ülkeden gelen deniz araçları takip etti. Sadece Hollanda’dan 500 tarihi ve kültürel miras sınıfında gemi limana giriş yaptı (varın katılan gemi sayısını siz düşünün). Girişin ardından ise beş gün boyunca demirli olacakları yere geçtiler. Etkinliğin diğer günlerinde bu muhteşem deniz araçları gezilebilecek. Bu arada, liman ve etrafında birçok müzik, eğlence ve spor etkinliği de yer alacak.

Böylesi bir organizasyonun iyi işleyebilmesi için de yüzlerce gönüllü ve deniz kuvvetleri çalışanı görev yapıyor. Etkinliği görmek için Amsterdam’a beş gün akın edecek insan sayısı 2 milyonu bulacakmış. En etkileyici gününde orada bulunan ve inanılmaz kalabalıklar arasında geçişi izleyen biri olarak, ne kalabalıktan, ne de düzensizlik ya da kirlilikten rahatsız oldum. Eğer önümüzdeki günlerde yolunuz bu taraflara düşerse kesinlikle kaçırmamanızı tavsiye ederim, bu beş yılda bir yapılan etkinliği. Eğer uzaklardaysanız ve yine de kaçırmak istemezseniz şu linkten izleyebilirsiniz. Etkinlikle ilgili daha fazla ayrıntı için ise şuraya bir göz atın.

*Yazımın başında kullandığım fotoğraf, daha önceki yıllarda Sail Amsterdam’da çekilmiş olup, bana ait değildir.

No Comments »