Tülay’ın Atkısı

Van İçin Bir Kitap

Van Kitap ProjesiHepimizin yüreğini burkan Van Depremi’nin üzerinden neredeyse 2 ay geçti ancak üzüntümüz ve kaygılarımız daha da geçmedi. Bölgede yaşanan ağır kış şartları, devam eden sarsıntılar, çadırlarda çıkan yangınlar, ölen çocuklar… Ne yazık ki doğa, bir kez daha ders çıkartmamız gereken bir felaket yaşattı hepimize. Tabii ders çıkartabilecek olanlar için (bir kez daha) uyarıldık.
Bu arada da aslında ne kadar birbirimize muhtaç olduğumuzun bir kez daha farkına vardık. Herkes kendi gücü oranında yapabileceklerini ortaya koydu. Bunlardan biri de yazdıklarını her zaman severek okuduğum, güzel yüreğinin sıcaklığına inandığım Nilüfer‘in binlerce kilometre öteden başlattığı Van Kitap Projesi. Blogunda yaptığı duyuruya yanıt veren onlarca kişinin yolladığı belki de yüzlerce fotoğraf arasından yaptığı bir seçki ve yüreğimize dokunan güzel sözlerle birleştirdiği bu kitap şimdi hazır! Ayrıntılarını onun blogundan daha da güzel bir şekilde öğrenebilir, blogunun sol tarafındaki kategorilerden Van Kitap Projesi başlığından adım adım bu kitap için yapılanları okuyabilirsiniz.
Umarım Nilüfer’in başlattığı ve bu işe yüreğini koyan herkesle beraber bu kitaptan elde edilecek geliri Van’a ulaştıracak olan Bridge to Türkiye‘nin emekleri boşa çıkmaz ve bu yardım da en doğru şekilde değerlenir. Teşekkürler Nilüfer…

No Comments »

Yunus’un Ardından

YunusBurası, hep acılarla yoğrulmuş, gözyaşlarını içine akıtmaya alışmış bir ülke. Yaşanan her büyük acı, felaket kısa bir süre sonra olağan hale geliyor ve hiç yaşanmamış gibi yola devam ediliyor.
Son birkaç haftada yaşadıklarımızın bizde yarattığı his ise uyuşma. Sanki parmak uçlarından başlayan karıncalanma kademe kademe beynimize doğru yol alıyor. Teröre bedenlerini, hayatlarını, rüyalarını teslim eden onlarca, yüzlerce asker, öğretmen, polis, sivilden sonra insanlıktan nasibini almamış müteahhitler, mimarlar, mühendisler, denetimciler tarafından yapılan ya da yapımına göz yumulan çürük binaların arasında ölen/ sakat kalan yüzlerce insanın acı kaybı karşısında aciz, biçare bakakalıyoruz.
Ne yazık ki bu acıların bir sonu varmış gibi görünmüyor. Televizyonda konuşanlar birbirini suçlamakta, kargaşa ve huzursuzluk çıkartmakta; sosyal paylaşım sitelerinde kutuplaşmalar, ırkçı söylemler ve nefret kol gezmekte. Somali’ye yapılan yardımlar için söylenen insanlar olduğu gibi Van’a yapılan yardımlar için söylenen insanlar var. Çok yazık!!!! İnsanlığımızı bir kenara bıraktığımız anda artık yaşamamızın da bir önemi kalmıyor. Orada -Doğu’nun acımasız soğuk hava şartları düşünüldüğünde- kar altında, çıplak beton zeminde hayata tutunmaya çalışan insanlara sebebi ne olursa olsun uzattığımız eli çekersek insanlık çoktan yitip gitmiş demektir.
Küçük Yunus, beraberinde yaşanmamış tüm bir hayatı ve umutları da götürdü. Onun kocaman kara gözlerinde orada tüm ölenler, sevdiklerini yitirenler vücut buluyor. Yunus’un acılı ve endişeli gözlerinin yansıdığı o fotoğraf hepimize bir ders olmalı. Benim umudum, sağduyusunu hala yitirmemiş insanların varlığını hissetmiş olmamda…
Hepimizin başı sağ olsun!!! Umarım ölenlerin, en azından, ruhları huzur bulur!

No Comments »